Kategori: İncelemeler
-
Faşizmin, savaşın ve yıkımın destanı: Dünyayı Saran Kış

Can Güçlü Dünyayı Saran Kış (Olasılık Yayınları, 2017, Winter of the World adıyla Penguin Books, 2012), Ken Follett’ın Yüzyıl Üçlemesi’nin ikinci kitabı. İlk kitap olan Devlerin Düşüşü, Altı Üstü Kitap’ta incelediğimiz ilk kitaplardan biriydi ve kitabın bugün hala yaygın olarak okunmasının yanı sıra incelememiz de, tanıtmak için bir uğraş içinde olmamamıza karşın, hala ilgi çekiyor.…
-
Yaşanamayan anlara saygı duruşu: Ardından

Şule Tüzül Eğer bir şeyler yazacaksanız, sanılanın aksine, en zor olanın otobiyografik eserlere imza atmak olduğunu düşünüyorum, hele de büyük acıların ve travmaların aktarıldığı eserlere. Çünkü edebiyat en başta bir dil meselesi. Bir anlatım biçimi. Gerçek hayatta ne yaşanırsa yaşansın her eser yeni bir kurgudur ve kusursuz olmalıdır. Karakterler de öyle. Dünyanın en ilginç ya…
-
Bir gün aşklar biter hatıralar kalır, peki kalmalı mı?: Eş

İlkin Şilan Jenny Offill’in tesadüfen karşıma çıkan kitabı Eş (orijinal ismiyle Dept. of Speculation), benim için yılın ilk çeyreğinin en etkileyici kitabı oldu. Atina gezimde karşıma çıkan bu kitabı Türkiye’ye döndüğümde çevremdeki herkese tavsiye ettim. Tam bu sırada Domingo Yayınevi’nden Duygu Akın’ın çevirisiyle yayınladığını gördüm ve Altı Üstü Kitap’ta da bu kitaptan bahsetmeye karar verdim.…
-
90’lar karanlığına verdiğimiz yeni bir kurban: 995 km

Can GüçlüÖzge İpek Esen 995 km, deneyimli Murathan Mungan okurlarına göre Mungan’ın alışılageldik tarzının dışına çıktığı, ilginç bir roman. Giriştiği iş oldukça büyük, ancak başarılı ve başarısız olduğu alanlar var. Biz de Mungan’ın bu deneyselliğinden yararlanarak yeni bir iş yapıyor ve ilk kez bir incelemeyi Altı Üstü Kitap ekibinden iki kişi olarak yazıyoruz. Kitapla ilgili…
-
Kurtuluş Savaşı’nın sessiz kahramanlarına bir saygı duruşu: Cepheye Koşan At

Şule Tüzül Millî Mücadele ve Kurtuluş Savaşı’na dair okuduğum ya da izlediğim eserlerde hayvanların da özel olarak anlatıldığı, insanlar kadar savaşta varlık gösterdikleri hikâyelere ve anlatılara hiç denk gelmedim. Açıkçası Ömür Kurt’un Doğan Kitap tarafından Ekim ayında yayımlanan Cepheye Koşan At isimli romanını okuyana kadar da bu konuda hiç düşünmemiştim. Ömür Kurt ise yıllar önce…
-
Güzel kahveler, güzel çörekler ve iyi ilişkiler: Legends & Lattes

Can Güçlü Legends & Lattes, riskli olabilecek bir fikrin, büyük bir tutkuyla ve içtenlikle yazıldığında nasıl müthiş bir yapıta dönüşebileceğinin çok canlı bir örneği. İncelememe kahvehane damından düşer gibi başladım, bağışlayın. Çok sık yapmadığım bir şey yapıyor ve yakın zamanda okumadığım bir kitaba kısa sayılmayacak bir süre sonra dönüp inceleme yazıyorum. Bunun birkaç nedeni var,…
-
Potansiyelinin altında kalmış bir roman: Sabahattin Ali’yi Ben Öldürdüm

Özge İpek Esen Gazeteci Gökçer Tahincioğlu’nun son kitabı Sabahattin Ali’yi Ben Öldürdüm sansasyonel ismiyle dikkati üzerine çeken bir roman. Sabahattin Ali’nin tüm kitaplarını okumuş, çeşitli kaynaklardan yaşadıklarına ilişkin bilgi edinmeye çalışmış bir okur olarak kitabın neyi nasıl anlattığını gerçekten çok merak ettim ve isminin bende olumsuz duygular uyandırmasına karşın kitabı okumaya karar verdim. Kitap, başkarakter…
-
Suç yazınının gücünü sergileyen ağır bir roman: All the Sinners Bleed

Can Güçlü S. A. Cosby, Amerikan suç yazınının görece yeni adlarından biri. Çok kısa sürede büyük bir okur kitlesine ulaştı. Bunun nedeni bence çok yalın: Cosby sanki yazmıyor, dünyanın bütün şiddetini ve bütün güzelliklerini bir hamlede avuçlayıp bir kağıdın üzerine döküyor, sonra kağıdın üzerine biriktirdiklerini işleyerek ortaya bir metin çıkartıyor. Son kitabı All The Sinners…
-
Can almanın haklı nedenleri üzerine: Sür Pulluğunu Ölülerin Kemikleri Üzerinde

Şule Tüzül İnsan ya da hayvan yahut da bir ağaç, hatta bir böcek, onu öldürmek, canını almak için haklı nedenlerimiz olabilir mi? Soruyu sadece insan için sorsam, çok büyük bir çoğunluk hiç düşünmeden, daha soruyu sorduğum anda yanıtlayacak, bir insanın canını almanın hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını söyleyeceklerdir. Ama eminim ilk soruyu hepiniz şöyle bir düşündünüz.…
-
Hollywood’un yaldızını söken yeni kuşak bir kara roman: Everybody Knows

Can Güçlü Jordan Harper ilginç bir yazar. İlk romanı She Rides Shotgun’ı (Simon & Schuster, 2017) geçtiğimiz yıllarda okumuştum, aklımda çokça yer etmişti. Hatta sanırım podcast’in ikinci sezonunda adını geçirmiştim, sonrasında da bir listede yer verdiğimizi anımsıyorum. Harper’ın tarzını kısaca özetlemek bence olanaklı: Çok ağır konuları çok güçlü bir kalemle ve çok akıcı olarak yazabiliyor.…
