Söyleşi: Mahir Ünsal Eriş

Söyleşi: Özge İpek Esen

2025 öykücülüğümüzün kutup yıldızlarından Sait Faik’in eserlerinin telifinin kalktığı yıl oldu. Haliyle Sait Faik eserlerinin cafcaflı kapak tasarımlarıyla, aforizmaya dayalı reklamlarıyla yeni nesil okura pazarlandığı bir furyayla yıla başladık. Ortaokul Türkçe ders kitaplarının birinde Son Kuşlar öyküsünü okuyarak tanıdığım, lise yıllarında öykülerindeki denizin tuzuyla kavrulduğum Sait Faik’i bu sıralar acemi bir yayıncı olarak yeniden okuma imkânım oldu. Yeni yeni lombozlardan gördüm Sait Faik’in denizini. Acaba bu verniklenip cilalanmış kitaplar furyası içinde yeni nesil okur nasıl görecek diye meraklandım ve kendime vazife çıkardım. Görüşlerini merak ettiğim, yeni nesil okurun da bu görüşlerden yararlanmasını istediğim yazarlara “Sait Faik’i okumak” temalı sorular sordum. Amaç yeni nesil okura Sait Faik’i tanıtmak olduğundan kısa ve oldukça yüzeysel üç soruyla yetindim.

İşte Mahir Ünsal Eriş ile Sait Faik üzerine sohbetimiz.

Sait Faik ile ilk tanışmanız nasıl ve ne zaman oldu hatırlıyor musunuz?

Sait Faik’le ilk karşılaşmam okul sıralarında oldu. Müfredatta Semaver öyküsü okutulurdu, hâlâ okutuluyor mu, bilmem. Ama asıl tanışmamsa lise ve takip eden yıllarda oldu. Ve bu tanışıklık yıllar boyunca çeşitli vesile ve şekillerle kendini tekrar eden bir tecrübeye dönüştü. Kimilerini daha önde tutmakla beraber tüm kitaplarını defalarca okudum sonraki yıllarda. Bir bıçağın arada bir bilenmek zorunda oluşu gibi Sait Faik okumayı beni durmadan düzeltip kalibre eden, öykü zekâmı keskinleştiren ve beni sevindiren bir deneyim olarak hep tekrarladım. Okur olarak aldığım zevk de cabası.

Yeni nesil okurlar Sait Faik’i nasıl ve ne için okumalı sizce? Ve bu sorudan hareketle Türk öykücülüğü içinde Sait Faik’in yerine dair neler söylersiniz?

Ahmet Büke, “Hepimiz Sait Faik’in kayığından çıktık,” diyordu, Tam hatırlayamıyorsam beni affetsin. Ben Türk öykücülüğünü Sait Faik ile başlatıyorum. Elbette ondan önce de öykülerimiz, öykücülerimiz var. Hüseyin Rahmi’nin öykülerinin derlendiği bir kitap var elimde, 1200 sayfaya yakın öykü bulunuyor içinde. Ama kastettiğim başka. Sait Faik bizim edebiyatımızda, hatta dünya edebiyatında da öykü denen formun kimyasıyla oynamış, onu yeni bir formülle yeniden yaratmış bir yazar. Basit bir anlatı türünden alarak onu merkezinde insanın,  insanların, doğanın, kendi vicdanının karşısındaki insanın oturduğu bir türe o dönüştürmüştür.

Sizin öykücülüğünüzle Sait Faik öykücülüğü arasındaki bağlar, izdüşümler nedir?

Bu tür bir mukayese ya da ilişkilendirmenin daha en başta Sait Faik’e haksızlık etmek manasına geleceği kanaatindeyim. Sait Faik’i yaratan şartlar ki bunun içinde dönemin siyasi, içtimai, mali ve edebi şartları da dahil olmak üzere bugünkünden epeyce farklıydı. O gerçekten de “Yazmasaydım, deli olacaktım,” çağının yazarıydı. Bugün artık bu geçerliliğini yitirmiştir bana göre. Yazmadan, okumadan da gül gibi yaşanıp gidiyor. Edebiyatın toplum hayatında işgal ettiği yer elbette o günden bugüne çok değişti. Günümüzde edebiyat toplum nazarında o zamankine kıyasla daha süfli bir uğraş. Ama bir yanıyla o zamana nazaran daha fazla para kazandırmak ihtimali de var. Bizim edebiyat tarihimiz yoksulluk hikayeleriyle, ev kirası, odun-kömür parası çıksın diye roman yazan yazarlar, sahte isimlerle üç beş kuruşa tefrika kovalayan edebiyatçılarla doludur. Bu da yazarlığı başlı başına cesaret isteyen, tabiri caizse “ölümüne” çıkılan bir yol kılmaya yetiyor. Oysa şimdi edebiyat, çok yanıyla “eğlencelik” addedilen bir uğraştır. Bu nedenle benim yazdığım üç beş öykü, bir iki romanla Sait Faik’in yarattığı evreni bağlantılandırmak, mukayese etmek en nazik tabirle hadsizlik sayılır zannederim. Ama hiç tesiri var mıdır üzerinde, derseniz; evet, düpedüz vardır. Bunu yazarken değil ama yazıp da bir daha açıp bakma cesareti gösteremediğim kitaplarıma baktığımda açıkça hissederim. Çünkü bizim öykücülüğümüz çoğunlukla Sait Faik’ten yapılmadır. 

Altı Üstü Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin