Söyleşi: Algan Sezgintüredi ve Mesut Demirbilek

Söyleşi:
Özge İpek Esen

Algan Sezgintüredi ve Mesut Demirbilek’le, ilk kitabıyla büyük ilgi çeken Kavgaz serisinin ikinci kitabı Kavgaz: Pilot üzerine konuştuk.

Mutlu Kavgaz’ı bu kitapta daha farklı biri olarak gördük. Spoiler olmasın diye daha fazla bahsetmeyeceğim tabii. Kavgaz’ın bu değişimi kurgusal bir dönüşüm mü, yoksa esinlendiğiniz gerçek olaylara mı dayanıyor? Ve tabii, bu kitaptaki Mutlu Kavgaz’la Mesut Demirbilek arasındaki benzerlikler-farklılıklar nelerdir, merak ediyoruz.

Algan Sezgintüredi: Hem o hem diğeri. Kavgaz nihayetinde gerçeğe dayanan bir kurgu karakter. Kahramanın dönüşmesi kurgunun klasik unsurlarından; gerçek hayatta herkes dönüşmüyor, kişi yedisinde neyse yetmişinde de odur, denebilir ama gerçek hayatta herkes, en azından hikâyesi anlatılmaya değecek ölçüde kahraman mı, onu düşünmek lazım. Mutlu Kavgaz ne kadar Mesut Demirbilek, onu Mesut söylesin bence.

Mesut Demirbilek: Aslında genel ortalamaya bakarsak yarı yarıya olduğunu söyleyebiliriz. Zaten tam olarak Mesut Demirbilek olsaydı o zaman bu bir biyografi kitabı olurdu. Meslek hayatımı ve yaşadığım olayları anlatan Onur Akhan`la birlikte kalem aldığımız polisiye söyleşi kitaplarımız “Cinayet Sohbetleri” ve “Hepimiz Katiliz”den ayrıldığı yer de burası… Esinlendiğimiz olaylar ve o döneme ait yaşanmışlıklar gerçeklere dayanırken diğer taraftan yine o dönemin şartlarına uygun olarak Algan`ın usta kurgusuyla okurun karşısına çıkıyor.

Kitapta siyasi arka plana da sıklıkla değiniyorsunuz. Acaba seri ilerledikçe siyasi arka planın yoğunluğu artar mı? Çünkü önümüzdeki kitaplarda Türkiye’nin siyasi cinayetlerle sarsıldığı bir döneme gireceksiniz.

Algan Sezgintüredi: Kavgaz’ın maceralarını yazarken amacımız, moda deyişle “yargı dağıtmak” değil, olayların yaşandığı dönemi, arka planı mümkün mertebe tarafsız göstermek. Arka plan diyorum çünkü nihayetinde belgesel veya biyografi değil, polisiye roman yazıyoruz. Neyi, ne kadar işleyeceğimizin birinci ölçütü bu.

Mesut Demirbilek: Algan’a katılıyorum; amacımız o dönemi bir belgesel gibi anlatmak veya yargılamak değil. O günün şartları ve penceresi ne gösteriyorsa onu veriyoruz. Bana göre cinayet cinayettir, sadece motivasyonları ve işleniş şekilleri değişir. Bu nedenle hikayede anlatılan bir olay siyasi bir motivasyonu olsa bile kitabımızda bir polisiye çizgisinde kalmaya devam edecektir.

Kavgaz serisinin gerçek birtakım olaylara da dayanması hasebiyle merak ettim, kitaba polis okurlardan olumlu ya da olumsuz herhangi bir dönüt oldu mu? Aynı zamanda genel okur tepkisini de sormuş olalım? Memnun musunuz ilgiden, tepkilerden?

Algan Sezgintüredi: Polis okurların tepkilerini Mesut’a bırakarak genele dair hissimi söyleyeyim: ilk kitabımız Kavgaz-Çantacı tepki alma hızı ve satış açılarından benim en başarılı kitabım oldu. Olumlu yorum ve tepkiler olumsuzları epey aştı. İlaveten Kitap Dergisi’nin on küsur senedir verdiği Yılın Telif Polisiye Romanı ödülüne layık bulundu. Bu açılardan memnunum. Kavgaz-Pilot daha yeni, bir şey söylemek için erken bence.

Mesut Demirbilek: Okurlarımız Algan’ın da dediği gibi daha ilk kitabımızda Mutlu Kavgaz’a gerekli krediyi verdiler ve sadece onu değil, içindeki başka karakterleri de sevmeye başladılar. İlk kitabımız Kavgaz – Çantacı`ya bir yıldan bu yana çok güzel tepkiler geliyor ve Kavgaz – Pilot ile de bir devam kitabı olarak aynı güzel tepkileri aldığımızı düşünüyorum.

Bu kitapta LGBTİ+ konusuna da yoğun biçimde yer vermişsiniz. Hatta konuyla pek ilgilenmeyen okuru çok temel bazı meselelerde eğitecek pasajlar da var. Bu kadar gündemde olmasıyla bir ilgisi var mı bu konuyu ele almanızın?

Algan Sezgintüredi: Pilot’un ikinci kitap olacağını en baştan, beş sene öncesinden biliyorduk; dolayısıyla LGBTİ+ gündemi olsun olmasın ikinci kitap Pilot olacaktı. Ama bahsettiğiniz temel meselelere eğilen pasajların varlığında evet, gündemin elbette payı var.

Mesut Demirbilek: Tekrar ifade etmek istiyorum, bu bir polisiye roman ve o günün şartlarındaki yaşanan gerçek olaylara dayanıyor. Söz konusu olay o dönemin en gündem yaratan olaylarından biriydi ve Mutlu Kavgaz’ın da meslek hayatının dönüm noktalarından biri olduğu için bu hikayeyi almamak olmazdı.

Bu kitapta birinci kitaba göre emniyetin iç işleyişine daha mı fazla değinildi?

Algan Sezgintüredi: Polis teşkilatının iç işleyişi, dinamikler, vesaire, Kavgaz’ın tarzı olan polisiye alt-türü prosedürel polisiyenin olmazsa olmazı. İkinci kitapta daha fazla mı değindik, öyle gerektiğindendir. Kim bilir, sonrakilerde daha az görürüz belki.

Mesut Demirbilek: Doğal olarak değiniyoruz çünkü prosedürel bir polisiye tarzı yaratmak istiyoruz. Bu nedenle o günün şartlarındaki polisin süreçlerini anlatıyoruz. Eğer kitabımız bir adli bilim uzmanının yaşadıklarını baz alsaydı bu durumda yine o günün şartlarındaki otopsileri veya diğer adli inceleme süreçlerini hikayenin içinde yansıtıyor olacaktık.

Her yıl bir Kavgaz kitabı görebilecek miyiz peki?

Algan Sezgintüredi: Amaç o ama malum, hayat planlarımıza bakarak işlemiyor. Sadece bana kalsa yılda iki Kavgaz romanı yazıp çıkarmak isterdim. Ama geçinme bağlamında ikimiz de başka işlerle meşgulüz, dolayısıyla zaman sıkıntımız var. İlaveten dünya ve ülke şartları da elbette devrede.

Mesut Demirbilek: Şu anki planımız Mutlu Kavgaz’ı bir gün “emekli” edene kadar serisine devam etmek. Bu da 1987 ile 2005 yılları arasındaki dönemde yaşadıklarını ve o dönemde yaşananları anlatmak demek. 9 kitaplık bir seri olmasını düşünüyoruz, bu nedenle eğer yapabilirsek yılda en az bir hatta iki kitabı çıkarıp okuyucularımızla buluşturmak hedefimiz. 

İlk röportajımızda kitabın nasıl yazıldığı, yayımlandığına ilişkin kapsamlı sorular sormuştuk. Süreç yine aynı şekilde mi işliyor? Bu kitapta iki yazarlı bir iş yapmanın farklı boyutlarıyla yüzleştiniz mi?

Algan Sezgintüredi: Süreç aynı, evet. Farklı bir boyutla henüz karşılaşmadık ama daha ikinci kitaptayız. İstediğimizi yapabilirsek başka şeyler olabilir tabii.

Mesut Demirbilek: İlk kitaptaki tecrübelerimizden tabii ki faydalandık ama serinin “algoritması da” oluşmaya başladıkça hikayelerimizi ve kurguları daha somut bir şekilde kullanmaya başladık. Yeni kitaplarımız çıktıkça da yaratılan tarz ve dil de yeni boyutlar kazanmaya devam edecektir.

Serinin bu ikinci kitabında kapağın grafik dilinin değiştiğini görüyoruz. Bunun özel bir nedeni var mı, seri ilerledikçe kapaklar kendi içinde bütünlüklü bir görsel kimliğe kavuşacak mı?  

Algan Sezgintüredi: Hoş bir tesadüf oldu, siz bunu sorarken Kavgaz: Çantacı’nın üçüncü baskısı yeni, Kavgaz: Pilot’la uyumlu bir kapakla çıktı. Dolayısıyla evet, elbette seri mantığına uygun kapaklar olacaktır. Ama esasen yayınevinin tasarrufunda bunlar.

Mesut Demirbilek: Evet, grafik dilinde de değişikliğe gidildi. Çünkü bir dönem romanı yazıldığı için bazı figürlerin okuyucunun zihninde gerekli etkiyi bırakmasını ve okuduklarıyla kapak arasında bir bağlantı kurmasını istiyoruz.

Çok teşekkür ederiz.