Roman okumanın bize ne yararı var?

Roman okumanın bize ne yararı var?

Bu yönde tartışmaların belirli aralıklarla gündeme geldiğini görüyoruz. Gerçi, okumayı yaşamının bir yerine yerleştirmiş pek az kişi böyle soruları ciddiyetle soruyor, ancak kitaplarla pek arası olmayan ya da bu konuya içtenlikle kafa yormak isteyen kişiler için, ilk bakışta fazlasıyla basit gözükebilecek bu gibi konuları türlü boyutlarıyla ele almak anlamlı olur diye düşünüyoruz.

Çocukluğumuzdan beri okuma alışkanlığının önemli olduğu, kişisel gelişimimiz için büyük değer taşıdığı anlatılır durur. Bazımız bunu olduğu gibi kabul eder ve kitaplarla kendimizce bir bağ kurarız. Bazımızsa bunu bir gereklilik, bir tür ödev olarak algılar ve itici buluruz, sonradan kimimizin kitaplarla ilişkisi hiç iflah olmaz.

Öyle inanıyoruz ki gerçekten okumak, bizi insan yapan şeylerin başında gelir. İnsan bilişinin gelişiminde okumanın başlı başına bir etmen olduğunu sanıyoruz. Bunun iki boyutu var: Hem dünyaya ilişkin algımızın açılması, olan bitenden haberdar olmamız, bir şeyler düşleyerek zihinsel kapasitemizi geliştirmemiz anlamında okumak. Bunun için fiziken okumak, son yüzyıllarda daha yaygın olarak kullanıldı, öncesinde masallar, halk anlatıları, görsel yapıtlar, müzik, türküler, deyişler kullanılıyordu. Yazılı yapıtlar, özellikle de son birkaç yüzyılda yaygınlaşmasıyla, yalnızca bunların aktarımında yeni bir düzlem oldu. İkinci boyut, fiziksel olarak bir şeyler okumak eylemi, yani kültürel girdileri yukarıda saydığımız diğer yollarla değil, doğrudan okuyarak elde etmek eylemi. Bunun beynimizi bir şeyler izlemekten, gözlemekten ve dinlemekten daha farklı çalıştırdığını, bizi okuduğumuz şeyi daha yoğun, daha odaklı biçimde düşünmeye ya düşlemeye yönlendirdiğini düşünüyoruz. Bu anlamıyla, gerçekten odaklanarak okuyabilmenin, bir ölçüde okuduğumuz şeyden bağımsız olarak, zihnimizi özgün yollarla işlettiğine ve düşünüp düşleme becerimizi anlık olarak geliştirdiğine inanıyoruz.

Öyleyse, okumanın, insan deneyiminin temel bir parçası olduğunu öne sürebiliriz. Kişi olarak gelişmemizde de, uygarlıkların binlerce yıllık gelişiminde de yazılı yapıtlar başta olmak üzere kültürel edimin temel bir rol oynadığını söyleyebiliriz. 

Peki, geldiğimiz noktada, 2024 yılında, roman okumanın bize ne yararı var?

Kuşkusuz, başlığı roman okumak olarak koyduğumuz için bu soru özelinde bir dizi önerme sıralayacağız. Ancak saydıklarımızın belki önemli bölümünün genel anlamıyla kitap okumanın yararlarıyla örtüştüğünü belirtmekte yarar var. Roman okumayı şiir okumak denli sevmiyor olabilirsiniz, saydıklarımızın bir bölümü şiir okumak için de geçerlidir. Bir bölümü kurgudışı kitaplar okumak için de geçerlidir. İnsan okusun da, ne okursa okusun da denebilir, ve gerçekten, okuyan kişi kendi okuduğu türle diğer türler arasında bir hiyerarşinin varlığına inanıp başkalarının okuduklarını onlara zehir etmiyorsa bu görüş geçerli de olabilir.

Ancak roman okumanın özgün bir değeri olduğuna inanıyor ve bugün bu konuya buradan yaklaşıyoruz.

En temelden başlayalım.

Roman okumak öncelikle dil becerilerimize iyi gelir. Bu, gelişim çağındaki çocuklar ve gençler için tabii daha önemlidir, ancak yaşını başını almış insanların dil ve iletişim becerileri de duruma göre körelebilir ya da ışıldayabilir. Roman okumak dilimizi daha iyi kullanmamızı sağlar, yazılı ve sözlü iletişimde daha uzun, daha derinlikli, daha katmanlı tümceler kurabilir, dilimizin olanaklarından daha iyi yararlanabilir, daha iyi dilsel ve düşünsel bağlantılar kurabilir ve kendimizi daha rahat ve güzel ifade edebiliriz. Karşımızdaki insanları daha iyi anlayabilmemiz de cabasıdır.

İlintili olarak, kimseyle iletişim kurmasak bile, roman okumak daha iyi düşünebilmemizi, daha karmaşık düşünsel örüntüler ortaya koyabilmemizi, yaşamımızı ve kendimizi daha iyi anlamlandırabilmemizi sağlar. İçinden çıkılmaz düşüncelerimizin içinden çıkıvermenin bir yolu, iyi bir okur olmaktır.

Tamamlayıcı bir etmen olarak, roman okumak sözvarlığımızı geliştirir, kendi kültürümüzün, kendi anadilimizin sözcükleriyle bizi daha yakından tanıştırır ya da bize bunları anımsatır. Çeviri romanlar bizi yabancı kültürlerle, yabancıların sözcükleri ve kavramlarıyla tanıştırır. Tarihsel bir roman okuyorsak bir dönemin başka türlü öğrenemeyeceğimiz sözcükleriyle ve kavramlarıyla, fantastik bir roman okuyorsak yazarın ve çevirmenin kendi türettiği sözcüklerle karşılaşabiliriz.

İyi yazılmış metinlerin yazınsal ve sanatsal değerine varmak, iyi kurulmuş bir tümcenin, iyi örülmüş bir paragrafın lezzetine varmak, dil ve sanat becerisini yüz binlerce yıl içinde geliştirip bugünkü biçimine kavuşturmuş insan için en temel haz kaynaklarından biridir.

Roman okumak bizi sanatın ve yazının yüzlerce, binlerce yıllık birikimiyle tanıştırır. Dünyamızı ve kendimizi daha iyi tanımamızı sağlar.

Bizi insan olma deneyiminin farklı boyutlarına taşır. Pek çoğu aslında var olmayan, ama aslında hepimizden esinlenerek yaratılan kişilerin duygularıyla, dertleriyle ortaklaşırız. Yeri gelir sanayi devriminin kargaşası içinde geçim sıkıntısı çeken çocuk işçilerin dertlerine, yeri gelir yaban yaşamı içinde var olmaya çalışan insanların ve hayvanların mücadelelerine, yeri gelir yeni aşık olmuş genç bir kadının saf duygularına, yeri gelir köpeği kaybolmuş bir çocuğun arayışına, yeri gelir vahşice cinayet işleyen bir katili arayıp bulma uğraşına ortak oluruz. Saymakla bitmez bunlar. Roman okumak, kısacası, bizim duygusal kapasitemizi de geliştirir.

Roman okumak bizi edebiyatın yüzlerce yıllık birikiminin türlü köşelerine konuk eder. Yetmez, bunlardan esinlenen düşsel diyarlara, düşsel canlılara tanık olmamızı sağlar. Kah Karayipler’de gemisi batmış bir tüccarın sağ kalma öyküsüne, kah İstanbul’da fabrika işçilerinin geçim sıkıntılarına, kah Çukurova’da Toros köylülerinin varlık yokluk savaşımlarına, kah Ege’de yelken açan balıkçıların ailesini besleme uğraşına, kah on binlerce kişilik orduların gerçeküstü coğrafyalarda gerçeküstü canlılara karşı verdikleri uçsuz bucaksız savaşlara konuk oluruz. Yani bir yandan kendi dünyamızın farklı gerçeklikleriyle yüzleşir ve kaynaşırız, bir yandan da yaşamanın, düşünmenin ve düşlemenin gerçeküstü yönleriyle etkileşiriz.

Var olmayan karakterlerle yakınlık, dostluk kurar, onların yaşam deneyimlerinden yararlanırız. Sırtımıza yaslanır, kitabımızı açar ve yıllardır tanıdığımız bir karakterin başından geçenlere, ailesiyle ilişkilerine, iş yaşamına, aşklarına izleyici oluruz. Bu uzun süren, en rahat, en içten halimizle katıldığımız bir sohbet gibidir. Roman okuyan yalnızlık çekmez.

Karakterlerin doğrusunu yanlışını, kusurunu ve haklılığını görür, kendi yaşam deneyimimize ilişkin içgörü ediniriz. Romantik ilişkilere, heyecanlı soruşturmalara, mutluluklara ve üzüntülere tanıklık eder, bunların bize neler öğrettiğine, bizim kişiliğimize nasıl katkı sağladığına kafa yorarız. Sanattan, kitaptan, romandan kendimizle ilgili öğreneceğimiz çok şey vardır.

Romanlar çevremizle ilişkimizi geliştirir. Balıkçıların yaşamına konuk olup denizi daha iyi tanımak olanaklıdır, ancak pekala balıkların yaşamına konuk olup doğayı daha iyi tanımak da olanaklıdır. Ağacı, hayvanı tanımak, insanın kedilerle, köpeklerle ilişkisini daha iyi kavramak olanaklıdır. Bir çocuğun köpeğini hayatta tutmak için verdiği mücadeleyi okumuş, bir köpeğin gözünden insanıyla ilişkisini okumuş ve bundan etkilenmiş biri köpeklere farklı bir gözle bakar. Doğayı, dünyanın yüzlerce yıllık dönüşümünü romanlarla daha iyi kavrayabiliriz, yaşamımızı etkileyen ve belki pek de anlam veremediğimiz şeylere anlam vermeye başlayabiliriz.

Roman okumak gündelik olarak yaşam kalitemizi artırır.

Dilsel becerileri gelişmiş, iletişim yetenekleri derinleşmiş, duygusal kapasitesi artmış ve yoğunlaşmış insanlar yaşamla ve diğer insanlarla daha nitelikli, daha dengeli iletişim kurabilir. Daha rahat empati kurar, daha içten sohbet eder.

Gününün ya da haftasının belirli bir süresini roman okumaya ayıran kişi duygularını, stresini daha iyi yönetir. Duygularıyla daha iyi bağ kurar, mutlu olur, hüzünlenir, yaşamın tadına daha çok varır.

Duygularını ve düşüncelerini daha iyi yöneten okur, zihnini de daha rahat organize eder, işlerini kolaylaştırır. Sorun çözme becerileri gelişir, yaşamında karşılaştığı yeni deneyimler karşısında hem duygusal hem de bilişsel olarak başvurabileceği daha geniş bir altyapıya kavuşur.

Roman okumak yaratıcılığımızı güçlendirir. Bize hem esin kaynağı olur, hem de bir esin bulduğumuzda buna dayanarak yeni şeyler üretme becerilerimizi artırır. Üstelik ürettiğimiz şeyler yazılı olmak zorunda değildir, iyi roman okuru olmak bir müzisyenin iyi beste yapmasını, bir ressamın iyi resim yapmasını, ya da yalnızca hobi olarak örgü ören birinin daha yaratıcı örgü örmesini sağlayabilir.

Roman okumak bizi başkalarına yaklaştırır.

Romana, yazına, sanata, kültüre yönelik bir ilgide buluştuğumuz insanlarla bir araya gelmemiz, sohbet etmemiz, birbirimizin halinden anlamamız daha kolaydır. Ortak bir okuma zevki üzerinden yeni insanlarla bir araya gelebilir, derinlikli bağlar kurabilir, dostlar edinebiliriz.

Roman okuyanlar mutlaka iyi insanlar olur diyemeyiz kuşkusuz, ama roman okumanın bize iyi insan olmak için daha fazla olanak sağladığı da kuşkusuzdur.

Roman okumak ve okuduklarımız üzerine konuşmak, bizi toplumumuzla, dünyamızla ortak değerlerde buluşturabilir.

Roman okumak bizi eğlendirir, derinleştirir, geliştirir. Temelde, roman okumak için hiçbir yarar gözetmeye, hiçbir somut çıktı beklemeye gerek de yoktur. Dil, sanat, yazın ve kültür insan uygarlığının bir parçası, insan deneyiminin ayrılmaz bir bileşenidir. Yalnızca güzelliği, yalnızca zevki, yalnızca değeri için roman okunabilir. Ancak romanların ve edebiyatın insan uygarlığında bunca yer kaplaması da boşuna değildir, bize doğrudan ve dolaylı pek çok yararı vardır.

Özcesi, roman okumak bizi kendi dar yaşam deneyimimizden çıkarır, düşleyebildiğimiz denli uçsuz bucaksız ve sonsuz sınırsız yaşam deneyimlerine götürür. İyi kötü yaşadığımız bir ömrü birçok ömür yapar, iyi kötü gördüğümüz bir dünyayı pek çok dünya yapar.

Edebiyat bizi kendimize, insanlara ve doğaya yaklaştırır.

Altı Üstü Kitap sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin