Söyleşi: Can Güçlü
Hammett Polisiye Kitapçı, Berlin’in Türkiye’de de yaygın olarak bilinen bölgesi Kreuzberg’de yer alıyor. Kültürel olarak oldukça etkin, canlı ve hareketli bir yer burası. Hammett da bu kültürel canlılığın bir parçası. Adını 1920’lerle 1930’larda kara romanın ve gizem romanının öncülüğünü yapmış Dashiel Hammett’tan alıyor. Hammett tematik bir kitapçı, suç yazını ve gerilim kitaplarına odaklı faaliyet gösteriyor. Hem Almanca hem de İngilizce kitaplar satıyor, yeni çıkan polisiyeleri bulmak olanaklı olduğu gibi, Dashiel Hammett’ın roman ve öyküleri başta olmak üzere suç yazını klasiklerinin türlü baskılarını bulmak da olanaklı. Atmosferik, etkileyici ve çok keyifli bir mağaza. Hammett’ın öyküsünü ve Berlin’in kitapçı kültürü içindeki konumunu, 1999’dan beri mağazayı yöneten Christian Koch’la konuştuk.
Bize Hammett’ın öyküsünden söz eder misiniz? Özel olarak suç yazınını merkeze alan bir kitapçı kurma fikri nereden çıktı ve Hammett yıllar içinde nasıl gelişti?
Selefim, Hammett’ı Haziran 1995’te kurdu. Ağustos 1999’da dükkanı hem büyük bir tutku, hem büyük bir hevesle ben devraldım. Acısıyla tatlısıyla geçirdiğimiz 29 yıldan sonra kitapçımızın geleceğinin (belki önümüzdeki 30 yıl için) parlak olduğunu düşünüyorum. Bu benim için sıradan bir iş değil, yaşamsal bir iş, her gün aynı ölçüde değerli.
Hammett’ın kuruluşunun arkasındaki fikirse, suç yazınına duyduğumuz tutku ve saygıydı.
Hammett’ın Berlin’in suç yazını ve gerilim kültürüne yönelik tutumu nasıl?
Öyle sanıyorum ki pek çok kişi için mağazamız yalnızca gelip kitap alacakları güzel bir yer değil. Pek çok müşterimiz benimle ya da ekibimizle suç yazını üzerine, yazarlar ya da sözgelimi yeni akımlar üzerine sohbet etmek için de buraya geliyor. Bazen zaman ayıramadığımız oluyor tabii, ama sonra yine en sevdiğimiz tür üzerine sohbet edecek vakti buluyoruz.
Suç yazınına odaklı bir topluluk, bir tür camia olduğunu düşünüyor musunuz? Eğer varsa, Hammett bu camiada nasıl konumlanıyor?
Güzel bir soru! Suç yazını birincil önceliğimizdir diyeyim. Çünkü tüm topluluklar gibi, iki kişiden fazlası bir araya gelince, anlaşmazlıklar da, kibir de hemen su yüzüne çıkıyor. Ne yazık ki bizim türümüz de bunun istisnası değil.
Berlin’de de, Almanya’da da suç yazını topluluğunda saygın bir konumumuz olduğuna inanıyorum. Pek çok kişi hem yaptığımız işleri, hem de uzun süredir ayakta kalmamızı beğeniyor.
Müşteri tabanınız suç yazını düşkünlerinden mi oluşuyor? Yani, Hammett’ı özellikle polisiye ve gerilim arayan kişiler mi ziyaret ediyor, yoksa genelgeçer okur da ziyaret ediyor mu?
Dileriz ki ikisi de olsun! Zaten mağazada geçirdiğimiz bu kadar uzun süreden sonra işimizi eğlenceli ve tatmin edici kılan da bu olur. Çalıştığım bunca yıl içinde hiçbir noktada Hammett’ın yalnızca ‘nerd’lere hitap etmesini istemedim. Dürüstçe söyleyeyim: En büyük dileğim memnun kalmış müşterilerdir.
Bir türe odaklı bir kitapçı olmakla herkese hitap eden bir kitapçı olmak arasında nasıl farklar var?
On tane şeyi yarım yamalak yapacağına bir tane şeyi çok iyi yapacaksın. Şahsen bu kanıdayım. Ayrıca bizim türümüz her gün yeni bir şeyler öğrenebileceğiniz kadar geniş bir tür. Kitaplardan da, müşterilerden de, yazarlardan ve yayıncılardan da.
Hammett okurları ve yazarları bir araya getiriyor mu, nasıl etkinliklere ev sahipliği yapıyorsunuz?
Dükkanımız toplu okumalar için biraz küçük kalıyor. Ama 25 yıldan uzun süredir (Don Winslow gibi) çok büyük etkinliklere olduğu gibi küçük etkinliklere de ev sahipliği yaptık. Pandemiden beri etkinliklerden ve iş güçten biraz yorgun düştüm. Ama bu, benim şu anlık ve kişisel yaklaşımım etkinliklere dair.
Mağazamıza Berlinli pek çok yazar müşteri olarak geliyor. Kitaplar ve tür üzerine sohbet etmek her zaman keyifli oluyor.
Hem Almanca hem de İngilizce kitap satan bir mağaza olarak, Hammett uluslararası bir ilgiye mazhar oluyor mu? Çok turist müşteriniz oluyor mu?
Olduğunu düşünüyorum, ama bunların arasından yalnızca edebiyat turistleri bir şeyler satın alıyor. Ayrıca dünyanın her yerinden Berlin’e gelen yazarlar da Hammett’ı özel olarak ziyaret ediyor. İyidir.
Hammett’ın Berlin’in diğer bağımsız kitapçılarıyla ilişkileri nasıl?
Berlin, Almanya’da bağımsız kitapçıların da başkenti. Bu harika bir durum çünkü bizi de yüreklendiriyor, ziyaretçilerimizi de. Bunca yıllık tecrübemle söylüyorum: Bağımsız kitapçıların her birine çok büyük saygı duyuyorum. Çocuk kitabı olsun, polisiye olsun, sanat olsun, yeter ki olsun. Diğer dükkanları ve sahiplerini çok sık göremiyorum, ama bu çok da mühim değil.
Çok teşekkür ederiz.

